Malatya Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) Ekim ayında yapılması planlanan seçimler yaklaşırken kulisler yeniden hareketlenmiş durumda. Ancak bu hareketlilik, yalnızca oda üyelerinin projeleri ve vizyonları etrafında değil; siyasetin gölgesinde şekillenen tartışmalarla da dikkat çekiyor.

Şehir kamuoyunda en çok konuşulan konulardan biri ise AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci'nin seçim sürecindeki etkisi ve rolüne ilişkin iddialar.

Hatırlanacağı üzere 2022 yılında gerçekleştirilen TSO seçimlerinde mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nın karşısına Akif Baştürk aday olarak çıkmıştı. O dönem de kulislerde bu adaylığın arkasında Bülent Tüfenkci'nin olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmış, seçim ise Sadıkoğlu'nun açık üstünlüğüyle sonuçlanmıştı.

Aradan dört yıl geçti. Ancak görünen o ki aynı tartışmalar farklı isimlerle yeniden gündeme geliyor.

Bu kez kamuoyunda konuşulan isim, TSO Meclis Üyesi Mahmut Boyraz.

Kulislerde dile getirilen iddialara göre, Boyraz'ın aday olması için uzun süredir yoğun bir ikna süreci yürütüldü. Birçok kez yapılan görüşmelerin ardından Boyraz'ın adaylık kararı aldığı ifade ediliyor.

Elbette her meclis üyesinin aday olma hakkı vardır. Bu demokratik bir haktır ve saygı duyulmalıdır. Ancak tartışılan nokta, adaylığın hangi iradenin talebiyle ortaya çıktığıdır.

Mahmut Boyraz'ın geçmişine bakıldığında, AK Parti il başkan yardımcılığı görevinde bulunduğu, Belediye Başkan aday adaylığı ve Milletvekili aday adaylığı gibi siyasi süreçlerde yer aldığı görülüyor. Bu nedenle kamuoyunda, Boyraz'ın adaylığının ticaret dünyasının doğal talebinden ziyade siyasi bir planlamanın parçası olduğu yönünde yorumlar yapılıyor.

Hatta şehir kulislerinde daha ileri düzeyde bazı iddialar da dillendiriliyor. Bu iddialara göre, Bülent Tüfenkci'nin Boyraz'a "Sen TSO Başkanı ol, seni bir sonraki dönemde milletvekili yapacağım." şeklinde bir teklifte bulunduğu öne sürülüyor. Bu iddiaların doğruluğu kamuoyunca teyit edilmiş değildir. Ancak bu söylentilerin dahi seçim atmosferine damga vurması, tartışmanın hangi noktaya geldiğini göstermesi açısından önemlidir.

Asıl üzerinde durulması gereken konu ise şudur:

Ticaret ve Sanayi Odaları siyasi kariyer planlamasının basamakları mıdır?

Yoksa üyelerinin sorunlarını çözmek, üretimi artırmak, ihracatı geliştirmek ve şehir ekonomisini büyütmek için çalışan bağımsız kurumlardan biri midir?

Malatya'nın iş dünyası bugün deprem sonrası toparlanma sürecini yaşıyor. Sanayici finansmana ulaşmakta zorlanıyor. Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor. Organize sanayi bölgelerinde üretimin yeniden ivme kazanması için ciddi çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.

Böyle bir dönemde TSO seçimlerinin siyasi hesapların gölgesinde kalması, iş dünyasının beklentileriyle ne kadar örtüşüyor?

Kamuoyunda yapılan değerlendirmelerde Bülent Tüfenkci'nin uzun vadede şehirdeki etkisini artırmak amacıyla sivil toplum kuruluşlarında daha fazla söz sahibi olmayı hedeflediği yönünde yorumlar da yer alıyor. Bu değerlendirmelere göre TSO seçimi de bu stratejinin önemli ayaklarından biri olarak görülüyor.

Ancak unutulmaması gereken önemli bir gerçek var.

TSO üyeleri sandığa giderken siyasi dengeleri değil, kendilerine hizmet edecek yönetimi seçer.

Bugüne kadar ortaya koyduğu projeler, kriz dönemlerindeki yönetimi ve iş dünyasıyla kurduğu iletişim sayesinde mevcut Başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu'nun önemli bir taban oluşturduğu biliniyor.

Bu nedenle birçok gözlemci, yalnızca siyasi destekle yürütülen bir adaylık sürecinin başarılı olmasının kolay olmayacağını değerlendiriyor.

Son sözü yine TSO üyeleri söyleyecek.

Sandık, kimin siyasi hesaplarla, kimin üyelerin desteğiyle yola çıktığını gösterecek.

Çünkü Ticaret ve Sanayi Odaları, siyasetin değil; üretimin, yatırımın ve ticaretin temsil makamıdır.

Ve bu gerçeği değiştirecek olan tek irade, sandık başına gidecek oda üyeleridir.