Gazze İçin Sessiz Yürüyüş 149. Haftasında

Erzurum’da Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek ve Filistin halkına yönelik saldırılara tepki göstermek amacıyla düzenlenen sessiz yürüyüş, 149. haftasında da sürdü.

GÜNCEL - 20-09-2026 21:01

 

Haber/Hüseyin ATALAY

Erzurum’da Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek ve Filistin halkına yönelik saldırılara tepki göstermek amacıyla düzenlenen sessiz yürüyüş, 149. haftasında da sürdü. Hekimler, sağlık çalışanları ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilirken, uluslararası kamuoyuna ve vicdan sahibi insanlara çağrıda bulunuldu. Sessiz yürüyüşün ardından katılımcılar adına Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Mehmet Nuri Karadeniz açıklamalarda bulundu.

“FİLİSTİN YALNIZLIĞA TERK EDİLDİ”

Karadeniz, Filistin’in çevresindeki Müslüman ülkelere rağmen yalnız bırakıldığını belirterek, yaşanan durumu Hz. Yusuf’un kuyuya bırakılması hadisesine benzetti. Karadeniz, “Filistin bugün, etrafı Müslüman ülkelerle çevrili olmasına rağmen, öz kardeşleri tarafından kuyuya bırakılan Yusuf (a.s.) gibi yalnızlığa terk edilmiştir. Bizim asıl mahcubiyetimiz, 1948’den beri süregelen bu Siyonist zulme karşı gösterdiğimiz sessizliktir” ifadelerini kullandı. Kur’an-ı Kerim’in Nisa Suresi 75. ayetindeki ifadeye de atıfta bulunan Karadeniz, mazlumların yanında olmanın önemine dikkat çekti.

“VİCDAN SAHİBİ TÜM İNSANLIĞA SESLENİYORUZ”

Gazze’de hayatını kaybeden çocuklara, mülteci kamplarındaki sivillere ve İsrail hapishanelerindeki Filistinlilere dikkat çeken Karadeniz, yaşananların karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi. Karadeniz, “Buradan vicdan sahibi tüm insanlığa sesleniyoruz.

Soykırımı canlı yayında izleyen, Cebaliye Mülteci Kampı’nda paramparça edilen çocukları gören, poşete konan bedenlere şahit olan, eli bağlı şekilde canlı canlı gömülen Müslümanların haberini alan, okula gitmek üzere yola çıkıp şehit olan çocukları, zerre suçu olmadan İsrail hapishanelerinde işkence görenleri bilenler olarak ciğerleriniz dağlanmıyor mu?” ifadelerini kullandı.

“BOYKOT, SADECE ÜRÜNÜ RAFTAN ALMAMAK DEĞİL”

Tüketim tercihleri üzerinden İsrail’e yönelik ekonomik boykot çağrısında da bulunan Karadeniz, bireysel tercihlerin toplumsal bir duruşa dönüşebileceğini ifade etti. Karadeniz, “Hâlâ Siyonizm’e mermi olan firmaların ürünlerini sofralarınızda tutuyor musunuz? Bu basit bir tercih değil, sonucunda sonsuz hayatımızı etkileyecek sınav kâğıdıdır” dedi.

Boykotun yalnızca bir ürünü satın almamak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karadeniz, “Boykot, sadece bir ürünü raftan almamak değil; insanlık onurunu çiğneyen, vicdanları yaralayan her türlü anlayışa karşı duruşumuzu net bir şekilde ortaya koymaktır” diye konuştu.

“SAFIMIZI ADALETTEN YANA SEÇİYORUZ”

Ekonomik gücün ve tüketim tercihlerinin bir sorumluluk bilinciyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karadeniz, mazlumların yanında olmanın vicdani ve dini bir sorumluluk olduğunu söyledi. Karadeniz, “Bizler, harcadığımız her kuruşun nereye hizmet ettiğini sorgulama bilincine sahip bireyler olarak; adaletin yanında, haksızlığın karşısında durmayı bir sorumluluk kabul ediyoruz.

Cenab-ı Hakk’ın bizlere emanet ettiği rızkı ve ekonomik gücü, zalimlerin zulmüne payanda etmekten sakınıyor; mazlumların ahına ses, yaralarına merhem olmayı imanımızın ve vicdanımızın bir gereği sayıyoruz” dedi.

“Ebabil kuşlarının taşlarıyla tarafını belli ettiği gibi, biz de bugün safımızı adaletten, hakikatten ve mazlumdan yana kırılmaz bir kararlılıkla seçiyoruz” ifadelerini kullanan Karadeniz, bireysel hassasiyetlerin ortak bir bilinçle birleşmesi halinde güçlü bir toplumsal tepkiye dönüşebileceğini belirtti. Karadeniz, açıklamasını, “Bu duruş; yarın Huzur-u İlahi’ye çıktığımızda ‘Zulme karşı elimizle ve dilimizle dur dedik’ diyebilmenin, safımızı netleştirmenin en somut nişanesidir” sözleriyle tamamladı.

Günün Diğer Haberleri