Erzurum'da hekim ve sağlıkçılarının yanı sıra vatandaşlarında katılımıyla İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve zulme dikkati çekmek amacıyla 76. Haftada sessiz yürüyüşlerini sürdürdüler.
SOYKIRIMIN KARŞISINDA YER ALALIM!
Sessiz yürüyüşün ardından grup adına açıklamalarda bulunan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Yusuf Çiftçi, ‘biz Türkiye’nin çeşitli illerinde 76 haftadır her cumartesi soykırıma karşı olduğumuzu duyurmak için toplanan sağlık çalışanlarıyız.
Evet, bizler 76 haftadır her cumartesi buraya geliyoruz, yine bugün burada toplanmamızın amacı ise İsrail’li teröristlere karşı yapabileceklerimizi kendimize ve size hatırlatmak. Hangi dine hangi ırka hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım insan olmanın gereğini yaparak soykırımın karşısında yerimizi alalım’ diye konuştu.
BOYKOT İLE GEREKLİ CEVABI VERİRİZ
Boykot konusunu detaylandıracağız diyerek sözlerine devam eden Çiftçi, ‘evet, ben bir boykot neferiyim! Şu kanlı kutularda gördüğünüz markaları ve daha nicelerini hayatımdan çıkarmaya and içtim!
Çünkü boykotun Allah’tan gelen bir emir olduğunu biliyorum. Evet! Boykot, tüm Müslümanlar için bir emirdir. Hud suresi 113. ayete Allah ne demiş? ‘zalimlerin yanında olmayın; sonra ateşi sizi de yakar!’ demiş. Maide 32’ye: ‘kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur’ ben boykot neferiyim.
Boykot kıranlarla mücadeleyi şiar edindim! Cahil boykot kıranların laflarını duyuyorum bazen. Diyorlar ki, sanki siz kahve almayınca savaş duracak, iki cipsle mi devireceksiniz koca İsrail’i!
Biz 2 milyar Müslümanız, İsrail ortamızda 9 milyoncuk haliyle nasıl yaşıyor? Dünyanın dört bir tarafında yaptığı ticaretle! O ticaret üzerinden yaptığı şantajlarla! Para onların en büyük silahı, silahlarını ellerinden almalıyız!
Unutmayın ki Hindistan, İngiliz sömürgesinden gandinin başlattığı boykot hareketiyle kurtuldu. Sadece bu örnek bile boykotun ne kadar etkili olabileceğinin kanıtıdır. Diyorlar ki, zaten artık firmalar çok uluslu, sizin boykot ettiğiniz firmaların hep Türkiye’de fabrikası var. Türk işçileri mi işsiz bırakacaksınız?
Mantığa bak! İsim hakkı, ‘franchising’ adı altında Siyonizm’e para gittiğine göre ben satın almam! Alamam, istihdam sağladığı işçilerin de başka firmaya geçmesi için yerli firmayı destekliyorum! Çalışanların yerli firmaya geçmesi de onların yapabileceği en güzel boykot olur’ ifadelerini kullandı.
BİRKAÇ AYLIĞINA DEĞİL ÖMÜR BOYU BOYKOT EDECEĞİZ!
Boykot çağrılarını dikkate alarak bu çarkı döndürenlerden olmamalıyız diye konuşan Çiftçi, ‘bakın bugün temsili oluşturduğumuz şu piramitte neredeyse İsrail’de üreten, ülkemize İsrail’den gelen hiç ürün yok, bu firmalar ya başka bir ülkedeki İsrail destekçisine ait ya da Türkiye’de fabrikası var ve isim hakkı olarak İsrail destekçisi firmaya para akıtıyor. Her iki durumda da bu para sonuçta Siyonizm’e güç olarak doğuyor. Bu çarkı döndüren ahmaklardan olamayız! Ayrıca biz boykottan sorumluyuz, seferden sorumluyuz, zaferden değil.
Diyorlar ki, ama onların şampuanları gibisi yok, saçlarıma en çok hacim kazandıran kepekleri yok eden onlarınkiler, yerli şampuanlar işe yaramıyor ki! Yerli firmaları destekleyeceğim ki büyüyecek gelişecekler daha iyisini yapacaklar inşallah. Birkaç aylığına değil ömür boyu boykot edeceğiz Allah’ın izniyle, yol uzun. O zamana kadar saçımın şekilsizliğinden, kıyafetimin lekesinden, bulaşıklarımın çiziğinden gurur duyarım, gazi madalyası gibi taşırım. Feryadı arşı titreten çocukların yanında bu bahaneler çok acınası! Diyorlar ki, valla her şeyleri çok güzel, en lezzetliler onlarınki!
Sanki yerliler iyisini yaptı da biz yemedik!’ paranın kölesi olan bir topluluk kim bilir o ürünlerin tadı güzel gelsin diye içlerine ne koyuyordur! Medyayı da nasıl esir aldıklarını gördük, uygunsuz içerikleri ortaya çıksa bile örtbas ediverirler! Masum bebekleri canlı canlı yakan, kafasız kalmış yavrucaklarla dalga geçen şeytanlar sana bana ne yapmaz! Onların ürünlerine güven olmaz, olamaz! Diyorlar ki, o Araplar da az değil, terörist terörist işler yapıyorlar, durup dururken saldırıyorlar!
Filistinlilerin ataları da toprak satmış zaten. Ne yaşıyorlarsa onlara müstahak! Eğer vatanını savunan, baskıya karşı dimdik duran hamasa, kassam tugaylarına terörist dersek o zaman kuva i milliye de, kurtuluş destanının neferleri de terörist olurdu! Oysaki onların kutlu zaferi sayesinde bugün bağımsız bir devletiz’ dedi.
GURURLA CEVAP VERİYORUM Kİ HAYIR! ÖMÜR BOYU BOYKOT ETMEYE AND İÇTİM!
Zulüm 7 Ekim’de hamasın saldırısıyla başlamadı bu zulüm, 75 yıldır devam ediyor diye konuşan Çiftçi, ‘şu toprak satma meselesini de oranlarına kadar biliyoruz ki tam bir iftira! Isıtıp ısıtıp önümüze konan Siyonist propagandasından başka bir şey değil! Anlatmaya bile değmez, açın bakın öğrenin, cahil kalmayın lütfen! Diyorlar ki, öyle sakızla kolayla olmaz bu işler, hadi yapabiliyorsanız Youtube’ı Google’ı Windowsu Apple’ı boykot edin, şu elinizdeki telefonları da hayatınızdan çıkarın bakalım çıkarabiliyor musunuz?
Zaten tüm uygulamalar da onların yol uzun, ben yapabildiğim en iyi şekliyle yapacağım boykotumu, hangi dallarını kesebiliyorsam keseceğim, ardından olabileceğim en yararlı vatandaş olacağım, benim gibi vatanını dinini seven, katil devletlerden nefret edenler geliştirecek muadillerini, amacımız kendi kendine yeten bir ülke olmak, zalime muhtaç duruma düşmemek!
Diyorlar ki, yıllardır aynı terane, birkaç ay sürer unutursunuz, fiyatlarda indirim yapınca üşüşürsünüz. Gururla cevap veriyorum ki hayır! Ömür boyu boykot etmeye and içtim! Allah’tan korkan öyle yapar! Vicdanı olan öyle yapar! Bir sonraki bombardımana kadar vicdanımla beraber aklımı buzluğa kaldırmaya son! ‘bizim boykot tecrübemiz sizinkinden fazla’ diye dalga geçen Coca cola’ya gününü göstermezsek yazıklar olsun bize!’ Diyorlar ki, yahu Araplardan bana ne, Türkler onların umurlarında mı ki ben Arapları önemsiyim? İstediğim gibi yerim içerim kimse karışamaz!
Bu cümleleri kuranın insanlığını sorgularım! Bebek katillerine karşı duruyoruz, masum çocuklar açlıktan öldürülürken nasıl hayatımız normal akışında olabilir? Irkla alakası yok, insanlık meselesi bu! ‘vaad edilmiş topraklar diye göz diktikleri topraklarda senin vatanın da var, o zaman Siyonistler durmayıp sınırımıza dayandığında senin toprağını çiğneyip çocuğunu öldürülürken başkaları da ‘Türklerden bana ne’ desin, ne dersin? Ayrıca hangimiz daha vatansever bir hareket takınıyoruz’ ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLAR AÇLIKTAN ÖLDÜLER!
Arapları dışlamakla övünürken paranı ülke dışına saçan sen mi? yoksa yerli malını destekleyen ben mi? diye konuşan Çiftçi, ‘500 günden fazla süredir terörist İsrail’in yaptıklarını gördük ve onlardan iğrendik. Üzüldük, ağladık, hatta bazı görüntüleri içimiz kaldırmadı. Biz bakmaya dayanamazken Gazze’li masum siviller evsiz kaldılar, soğuktan donarak can verdiler, parçalandılar, asıldılar, yakıldılar, yetmedi mezarlarından kazındılar, çamurlu suya muhtaç oldular, salgına düştüler, milyonlarca göz onları izlerken açlıktan öldüler, canlı canlı yakıldılar, kolsuz bacaksız kaldılar, kafasız şekilde defnoldular. Daha niceleri.
Hadi şimdi söyleyin, 1 buçuk yıldır bunları görüp de uyanmayan kendine gelmeyenler onların kahvesini içince uyanabilir misin? Siyonist dondurma firması, Filistin bayrağının renklerine bürünmüş insanları havaya fırlattığı sahnelerle reklam çekiyor. Neyin taklidi bu? Gazze’de bombalarla binalardan savrulan masumların, çocukların, kadınların paramparça bedenlerinin mi? dalga geçiyorlar! Alenen alay ediyorlar! Sen hâlâ onların dondurmasını mı yiyorsun? Reklamda dedikleri gibi gerçekten ‘haz peşinde misin?’ Utanmıyor musun hazzından da kendinden de? Dondurma denince aklına, morglarda yer kalmadığı için dondurma kamyonlarına dizilmiş o küçücük bebek cesetleri gelmiyor mu? Cipsleri düğüm düğüm olmuş boğazına takılmaz mı? Onların ilaçları sana şifa olabilir mi? Senin çocuğunun ateşini düşüren ateş düşürücü Gazze’li çocuğun başına ateş olarak yağmaz mı? Onların deterjanlarıyla temizlenmek mümkün mü? Yoksa o yüzden mi kirlenmek güzeldir diyorlar? Yoksa ‘mikropları öldürür’ dedikleri mikroplar da Hamza, Rim, Tarık ve Hind olabilir mi? Onların kireç önleyicisi ile vicdan makinemiz uzun yaşar mı? Hadi söyleyin! Çünkü sen buna değersin de Gazze’deki kadınlar değmez mi? Burgerlerinin ateşi seni çağırmaz mı? Bebek bezleri günahlarını sızdırmaz mı? İsrail’in temassız kartını kullanırsan sırat köprüsünden temassız şekilde geçebilir misin? Zalimlerin kremlerini kullanırsan en değerli giysini, cildini cehennem ateşi yakmaz mı?’ ifadelerini kullandı.
SABIRLA VE AZİMLE, ZULME KARŞI ‘DUR’ DİYE HAYKIRANLARDAN OLACAĞIZ!
Masum Gazze’li çocuklar için boykottan başka ne yapabiliriz diye konuşan Çiftçi, ‘dua etmeliyiz, yanan bizim babamızmış gibi dua etmeliyiz, açlıktan ölen bizim evladımızmış gibi dua etmeliyiz. Evlat acısından ağlamaktan gözü kurumuş olan bizim annemizmiş gibi gecelerimizi bölüp uykumuzu feda ederek dua etmeliyiz, seccadelerimizi ıslata ıslata dua etmeliyiz.
Bilinçli olmalıyız, ‘neden destek veriyorsunuz Araplara, size ne ki? Bize ne ki?’ diyenlere onlarca madde sayacak kadar bilinçli olmalıyız! Bu bilinci yaymalıyız, herkese Filistin’in bizim meselemiz olduğunu öğretmeliyiz, bir bahane bulup konuyu bu zulme getirmeliyiz ve hatırlatmalıyız. Bunun için kefiyelerimizi, broşlarımızı, askılıklarımızı, bilekliklerimizi kullanıyoruz.
Sizlere de öneririz. İnfak etmeliyiz, bilmeliyiz ki yediğimizde içtiğimizde giydiğimizde mazlumların hakkı var, o zaman lütfediyor gibi değil emaneti yerine teslim ediyor gibi vermeliyiz hayır kuruluşlarına yaptığımız işi en iyi şekilde yapmalıyız! Bulundukları konumları sonuna kadar kullanan dünyanın dört bir yanına yayılmış Siyonist Yahudilerin karşısında güçlü durabilmek, onlara muhtaç olmamak, şehit olan binlerce çocuğumuza borcumuzdur! Diğer maddemiz bugünkü konumuz olan boykot, her alanda boykot yaparken ilaç ve sigara boykotunu da unutmamalıyız. Hekimler olarak bizler Siyonist ilaçları reçete etmemeliyiz, eğer yazıldıysa hastalar olarak sizler de eczacılarımızdan talep ederek gönül rahatlığıyla yerli muadilleriyle değiştirebilirsiniz. Ayrıca neredeyse tüm sigara markaları İsrail’e destek için sıraya girmiş durumda. Kendi sağlığımıza zarar veren bir maddeyi almak için üstüne para verme hatasına düşerken bir de bu paranın bomba olarak çocukların üstüne yağdığını düşünmek çıldırtıcı derecede saçma! Gelin İsrail destekçisi ürünleri evimizden def ederken sigarayı da hayatımızdan def edelim kanıksamayacağız! Normalleştirmeyeceğiz! Sindirilmeyeceğiz!’ diyerek sözlerini tamamladı.
