AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, kamuoyunda tartışılan fon soruşturması, ekonomi, adalet sistemi, belediyelere yönelik operasyonlar ve parti içindeki isimler konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Üç dönemdir milletvekilliği yapan Bayram, özellikle fon soruşturması üzerinden kendi partisine yönelik eleştirilerini açık biçimde dile getirirken, yıllar önce kamuoyuna yansıyan Zehra Taşkesenlioğlu dosyasını yeniden gündeme taşıdı.

Bayram’ın sözleri, fon soruşturmasının yalnızca bugün ortaya çıkan işlemler üzerinden değil, geçmişte yaşanan tartışmalar ve denetim mekanizmalarının tutumu üzerinden de sorgulanması gerektiği mesajını içeriyor.

BAYRAM’DAN DİKKAT ÇEKEN ZE HRA TAŞKESENLİOĞLU ÇIKIŞI

Fon krizinin ekonomik boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayram, SPK’nın geçmiş dönemde Zehra Taşkesenlioğlu hakkında gündeme gelen iddiaların üzerine yeterince gitmediğini savundu.

Bayram, oldukça sert ifadelerle şu değerlendirmeyi yaptı:

“Olay çok büyük. Ekonomiye zararı 100 milyar dolar. Borsa tepetaklak. Rakamlar manyak manyak. Milleti aptal yerine koymaya gerek yok. Millet geçinemiyor, emekli zorda, cami cemaati konuşuyor, her yerdeyim, görüyorum. Günlerdir uyuyamıyorum. Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı.”

Bayram’ın bu sözleri, eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun kardeşi olan eski AKP Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun ismini yeniden fon tartışmalarının merkezine taşıdı.

“PARTİDE BİR SÜRÜ KİŞİNİN İSMİ GEÇİYOR”

Bayram, soruşturmanın kapsamının dar tutulmaması gerektiğini savunarak parti içerisinde farklı isimlerin de konuşulduğunu belirtti.

“Adalet hepimize lazım. Ben yaptıysam bana da ‘gereğini yapın’ kardeşim. Partide bir sürü kişinin ismi geçiyor, top çevirmeye gerek yok. Millet aç, millet intihar ediyor. Benim vicdanım rahat, heybem boş. Ucu kime dokunacaksa dokunsun. Bana mı, ona mı, temizlensin.”

Bayram, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulunarak parti içerisinde gerekli temizliğin yapılması gerektiğini savundu.

“AK Partimiz bunu hak etmiyor, Cumhurbaşkanımız hak etmiyor. Reis alacak neşteri. Serkan sen mi yaptın; uçur, virüsleri temizlesin. Reis partiyi kapatsa daha çok oy alır. 25 yıllık emeği tüketmeye kimsenin hakkı yok.”

“ADALET BÖYLE GİDERSE TÜRKİYE UÇURUMA GİDER”

Türkiye’de toplumun ciddi bir ekonomik ve sosyal sıkışma yaşadığını belirten Bayram, adalet mekanizmasına yönelik eleştirilerini de sertleştirdi.

“Türkiye’yi adaleti de, borsayı da fonları da rahatlatmamız lazım. Yoksa Allah korusun Türkiye’de sosyal patlama olur. Toplum inanılmaz rahatsız. Bu ülkenin evladıyım, bu milletin ne dediğini, ne hissettiğini görüyorum. İçim yanıyor. Adalet böyle giderse, Türkiye uçuruma gider.”

Bayram’a göre ekonomik sorunların çözümü yalnızca finansal tedbirlerden değil, aynı zamanda adalete olan güvenin yeniden tesis edilmesinden geçiyor.

“ADALETİ PASPAS ETMEYE KİMSENİN HAKKI YOK”

Soruşturmalarda uygulanan bazı tedbirlerin daha sonra kaldırılmasına da tepki gösteren Bayram, hukuk sistemindeki uygulamaların toplumda soru işareti oluşturmaması gerektiğini söyledi.

“Kapat kapat, onu kapat, bunu kapat. Ona dokunuyor, kapat; buna dokunuyor, kapat. Hayati Bey’in oğlunun üzerine tedbiri koyuyorsun, sonra hemen kaldırıyorsun. Ya koyma, ya kaldırma kardeşim. Adaleti paspas etmeye kimsenin hakkı yok.”

Bayram, uzun yıllardır hukuk ve siyaset içerisinde olduğunu vurgulayarak, eleştirilerinin parti karşıtlığından değil, partinin ve ülkenin geleceğine ilişkin kaygılarından kaynaklandığını savundu.

BELEDİYE OPERASYONLARINA DA SERT TEPKİ

Bayram’ın açıklamalarındaki bir diğer dikkat çeken başlık ise muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlar oldu.

Seçimle kazanılamayan belediyelerin başka yöntemlerle geri alınmaya çalışıldığı algısının partiye zarar verdiğini savunan Bayram, özellikle Üsküdar üzerinden şu ifadeleri kullandı:

“Üsküdar’ı kazanamıyorsun, Meclis üyelerini tutukluyorsun. Sahada kazanamadığını masada kazanmak... Bu mu? Utanıyorum. Bileğimizin gücüyle kazanacağız.”

Bayram ayrıca belediye başkanlarının sabahın erken saatlerinde gözaltına alınması yöntemini de eleştirdi:

“Belediye başkanı seçilmiş, sabah alıyoruz. Niye alıyoruz? Çağırsan gelir zaten. Bütün belediye başkanları için geçerli.”

“2024’TE GENEL MERKEZ AHBAPÇILIK YAPTI”

AKP’nin 2024 yerel seçimlerindeki aday belirleme sürecini de eleştiren Bayram, parti içerisinde “ahbapçılık” yapıldığını öne sürdü.

“2024 seçimlerinde genel merkez ahbapçılık yaptı, bir sürü yeri kaybettik. Şimdi de karşı mahalleyi dağıtalım, biz devam edelim. Toplumda böyle bir duygu yok.”

Bayram, siyasetin milletin üzerinde bir vesayet kurma alanı olmadığını belirterek, “Ülkenin sahibi biz değiliz, sahip millet, biz hamalız” ifadelerini kullandı.

“İKİ YIL SONRA MİLLET BİZE GEREKENİ YAPAR”

Ekonomik sıkıntıların ve adalete yönelik tartışmaların AKP açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyleyen Bayram, yaklaşan seçim sürecine dikkat çekti.

“Milleti hizaya getirme, hizmet et. TC bizim tapulu malımız, yok öyle bir şey. Millet artık bezmiş. Konkordato ilan edenler, batanlar... Adaleti yitirirsek her şeyimizi kaybederiz. İki yıl sonra seçim gelecek, millet bize gerekeni yapar.”

“FON KRİZİNİN EKONOMİYE ZARARI 100 MİLYAR DOLAR”

Bayram, fon krizinin ekonomiye verdiği zararın 100 milyar dolar olduğunu ileri sürdü.

Bu rakamın bağımsız olarak doğrulanmış bir ekonomik zarar hesabı olarak değil, Bayram’ın kendi değerlendirmesi olarak ele alınması gerekiyor.

Ancak milletvekili, yaşananların yalnızca borsa yatırımcılarını ilgilendiren teknik bir mesele olmadığını savunuyor.

Bayram’a göre güven kaybı, yatırım ortamından vatandaşın günlük yaşamına kadar geniş bir alana yayılıyor.

“BUNLAR İHANET ŞEBEKESİ” SÖZÜ DE GÜNDEMDE

Bayram, fon soruşturması kapsamında kamuoyunda oluşan tepkinin boyutunu anlatırken daha da sert bir ifade kullandı:

“Ben ‘bunlar ihanet şebekesi’ dedim. Toplumda infial var. Korkudan konuşamıyorlar. Millet mutsuz ve umutsuz. Bu olay fitil oldu. Paralar çok yüksek, manyak paralar.”

Bayram ayrıca soruşturmada adı geçen veya iddialarla gündeme gelen kişilerin kamuoyuna açıklık getirmesi gerektiğini savundu.

TAŞKESENLİOĞLU DOSYASINDAN FON KRİZİNE UZANAN TARTIŞMA

Bayram’ın özellikle Zehra Taşkesenlioğlu ismini gündeme taşıması, geçmişte kamuoyuna yansıyan sermaye piyasalarına ilişkin tartışmaları da yeniden hatırlattı.

İş insanı Mine Tozlu Sineren’in geçmişte eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve kardeşi eski AKP Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu hakkında çeşitli iddialar gündeme getirmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Bayram’ın bugün fon soruşturması üzerinden “Zehra Taşkesenlioğlu olayında SPK üzerine gitseydi, bugün bu olmazdı” demesi ise geçmişteki bu tartışmayı yeniden siyasi gündemin ön sıralarına taşıdı.

ASIL TARTIŞMA: DENETİM NEDEN ZAMANINDA YAPILMADI?

Bayram’ın açıklamalarındaki ortak nokta dikkat çekiyor:

Fon soruşturması yalnızca bugün kimlerin suçlandığı üzerinden değil, geçmişte hangi uyarıların dikkate alınıp alınmadığı üzerinden de tartışılıyor.

Zehra Taşkesenlioğlu dosyasına yapılan gönderme de bu nedenle kritik önem taşıyor.

Bayram’ın iddiasına göre geçmişte SPK daha kararlı hareket etmiş olsaydı bugün yaşanan fon krizinin önüne geçilebilirdi.

Şimdi kamuoyunun önündeki soru ise daha büyük:

Sermaye piyasalarında yıllardır yapılan denetimler neden bugün tartışılan tabloyu engelleyemedi?

Fon soruşturması derinleştikçe yalnızca şüphelilerin değil, denetim mekanizmasının geçmiş performansının da daha fazla sorgulanması bekleniyor.