Hürriyetçi Sağlık-Sen Genel Başkanı Muhammet BİRİNCİ, gerçekleştirdiği basın açıklamasında sağlık sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:
"Sağlık sistemimizin kanayan yarası haline gelen, siyasi ve idari tasarruflarla yürütülen uzun süreli geçici görevlendirmeler ile kronik personel eksikliği konularındaki tespitlerimizi ve çözüm taleplerimizi; Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sağlık Bakanlığı’na resmi bir yazı ile iletmiş bulunmaktayız.
Ülke genelindeki saha çalışmalarımız ve üyelerimizden gelen şikayetler, Sağlık Bakanlığı bünyesinde "geçici görevlendirme" uygulamasının istisnai bir yöntem olmaktan çıkıp, keyfi bir personel yönetim aracı haline geldiğini açıkça göstermektedir.
Bu kurumsal çarpıklığa karşı dur demek adına kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunduğumuz temel tespitlerimiz ve acil taleplerimiz şunlardır:
HASTANELER BOŞALIYOR, HEKİMLER BAKANLIKTA MEMURLUK YAPIYOR
Kamu hastanelerinde ciddi hekim ve sağlık personeli açığı yaşanırken, doğrudan sahada, hasta başında ve şifa dağıtma noktasında olması gereken nitelikli sağlık profesyonelleri; Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ile il/ilçe sağlık müdürlüklerinde meslekleri dışındaki Genel İdare Hizmetleri kadrolarında görevlendirilmektedir. Siyasi tasarruflar, liyakat ilkelerine aykırı müdahaleler ve "hatır-gönül" ilişkileriyle yürütülen bu uzun süreli/fiilen kalıcı geçici görevlendirmeler, sağlık sistemimizi kilitlemektedir. Vatandaşın nitelikli sağlık hizmeti alma hakkı olan yetişmiş insan gücü, ne yazık ki bürokrasi çarkları arasında eritilmektedir.
ANAYASA VE KANUNLAR AÇIKÇA ÇİĞNENİYOR
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve idare hukukunun yerleşik ilkelerine göre geçici görevlendirme ancak zorunlu ve istisnai durumlarda yapılabilir. Oysa mevcut uygulamada, objektif ve denetlenebilir hiçbir kriter gözetilmemekte; birçok görevlendirme hizmet gerekleri dışında, tamamen siyasi ve idari tasarruflar (torpil ve liyakatsizlik) çerçevesinde yürütülmektedir. Bu durum Anayasa'nın 2. (Hukuk Devleti) ve 56. (Sağlık Hizmetlerinin Planlanması) maddelerine açıkça aykırıdır.
ÇALIŞANLAR TÜKENİYOR, SAĞLIK HİZMETİNİN KALİTESİ DÜŞÜYOR
Hastanelerdeki personel yetersizliği nedeniyle sahada kalan sağlık çalışanlarının omuzlarındaki yük taşınamaz boyutlara ulaşmıştır. Yoğun nöbetler, izin kullanmada yaşanan engeller ve artan mobbing, personelde tükenmişlik sendromunu zirveye taşımıştır. Bu durum hem çalışma barışını bozmakta hem de vatandaşın nitelikli sağlık hizmetine erişimini doğrudan engellemektedir.
HÜRRİYETÇİ SAĞLIK-SEN OLARAK DEVLETİN ZİRVESİNDEN ACİL TALEPLERİMİZ:
Kalıcı Kadro, Planlı İstihdam: Sağlık Bakanlığı, personel ihtiyacını geçici yamalarla değil, bilimsel ve planlı insan kaynakları modelleriyle kalıcı atamalar yaparak çözmelidir.
Keyfi Görevlendirmelere Son Verilsin: Geçici görevlendirmeler amacına uygun şekilde sınırlandırılmalı; hukuki dayanak, süre ve gerekçe bakımından düzenli olarak denetlenmelidir.
Objektif ve Ölçülebilir Kriterler Getirilsin: Görevlendirmeler için şeffaf, denetlenebilir ve hesap verilebilir kurallar oluşturulmalı; liyakat esasına uymayan tüm görevlendirmeler derhal iptal edilmelidir.
Herkes Kendi Mesleğini Yapsın: Sağlık personelinin kendi mesleği ve uzmanlığı dışında (büro işlerinde) çalıştırılmasını engelleyecek kesin ve sarih yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Tükenmişlik Düzeyi İncelensin: Sağlık çalışanlarının iş yükü ve çalışma koşullarına dair ülke genelinde acilen kapsamlı bir risk değerlendirmesi yapılmalıdır.
"Sağlık hizmeti, liyakatsiz bürokratik dengelerle veya 'hatır-gönül' ilişkileriyle yönetilemeyecek kadar hayati bir kamu hizmetidir. Hak yiyen, çalışma barışını bozan ve sistemi kilitleyen bu uygulamaların sonuna kadar takipçisi olacağız