Erzurum’da hekimler, sağlık çalışanları ve vatandaşlar, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla düzenlenen 139. Sessiz Yürüyüşte bir kez daha bir araya geldi. Yürüyüşün ardından grup adına konuşan İntern Dr. Yusuf Çiftçi, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, vicdan çağrısında bulundu ve Kudüs ile Mescid-i Aksa’nın önemine vurgu yaptı.
139 HAFTADIR AYNI MEYDANDA
Erzurum’da sağlık çalışanları, hekimler ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen Gazze’ye destek amaçlı sessiz yürüyüş, 139. haftasında da sürdü. Grup adına açıklamalarda bulunan İntern Dr. Yusuf Çiftçi, her türlü hava şartına rağmen aylardır aynı meydanda olduklarını belirterek, sessiz kalmanın yaşanan zulme ortak olmak anlamına geleceğini söyledi. Çiftçi, “Ne kar bizi durdurdu ne sıcaklar ne de dünyanın üzerimize çöken sessizliği. Buradayız çünkü biliyoruz ki susmak bu vahşete ortak olmaktır. İnsan kalmakta ısrar edenler olarak susmayı reddediyoruz. Belki kelimeler tükendi ama vicdanımızdaki acı ve sorumluluk hiç bitmedi” dedi.
“BU YÜRÜYÜŞ VİCDANIMIZI DİRİ TUTMANIN MÜCADELESİDİR”
Haftalardır süren yürüyüşlerin bazı kesimler tarafından sonuçsuz görülebileceğini ifade eden Çiftçi, asıl amaçlarının vicdani duruşlarını korumak olduğunu dile getirdi. Kendilerini Hz. İbrahim’in ateşini söndürmek için su taşıyan karıncaya benzettiklerini belirten Çiftçi, "Mesele ateşi söndürüp söndürememek değil, o ateşin karşısında hangi safta durduğundur. Biz de burada duruşumuzun ve niyetimizin bir kıymeti olduğuna inanıyoruz. Gazze’yi unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız." ifadelerini kullandı.
GAZZE’DE YAŞANAN İNSANLIK DRAMINI HATIRLATTI
Gazze’de yaşanan insani felaketlere de değinen Çiftçi, dünyanın zamanla yaşanan acıları sıradanlaştırdığına dikkat çekti. Enkaz altında görev yapan sağlık çalışanlarını, ilaçsız ameliyat yapmak zorunda kalan doktorları, çocuklarını kaybeden anneleri ve açlıkla mücadele eden çocukları unutmadıklarını söyleyen Çiftçi, Gazze’de yaşananların sadece bir haber başlığı olmadığını, tüm insanlığın vicdanını yaralayan büyük bir dram olduğunu ifade etti.
DR. HÜSAM EBU SAFİYYE ÖRNEĞİNİ ANLATTI
Gazze'nin kuzeyinde görev yapan çocuk doktoru Dr. Hüsam Ebu Safiyye'nin yaşadıklarına da yer veren Çiftçi, doktorun hastalarını bırakmadığını, saldırıda oğlunu kaybetmesine rağmen görevine devam ettiğini anlattı. 27 Aralık 2024 tarihinde gözaltına alındığını belirttiği doktorun halen tutuklu bulunduğunu ifade eden Çiftçi, "Çocukları kurtardığı için bir çocuk doktorunu hangi vicdan zindana atabilir? Onun tek suçu insan kalmaktı. Biz susarsak o hücrede tamamen yalnız kalacak." dedi.
KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA VURGUSU
Konuşmasının önemli bölümünü Kudüs ve Mescid-i Aksa'ya ayıran Çiftçi, Mescid-i Aksa'nın İslam dünyası açısından taşıdığı manevi öneme dikkat çekti. Mescid-i Aksa'nın Müslümanların ilk kıblesi olduğunu, Miraç hadisesinin başlangıç noktası olarak büyük bir anlam taşıdığını belirten Çiftçi, Müslümanların Kudüs ile bağlarını hiçbir zaman koparmaması gerektiğini söyledi. Vatandaşlara Kudüs'e gitmeleri yönünde çağrıda bulunan Çiftçi, yollar açık olduğu sürece Mescid-i Aksa'nın ziyaret edilmesi gerektiğini belirterek, Kudüs'ü unutmanın tarih ve medeniyet bilincini unutmak anlamına geleceğini ifade etti.
“EVLATLARIMIZI KUDÜS BİLİNCİYLE YETİŞTİRMELİYİZ”
Kudüs davasının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, çocukların küçük yaşlardan itibaren Kudüs ve Mescid-i Aksa sevgisiyle yetiştirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. "Fetih önce yürekte başlar." diyen Çiftçi, çocukların kalbine Kudüs sevgisinin işlenmesi gerektiğini belirterek, Kudüs davasının sadece sloganlardan ibaret olmaması, hayatın bir parçası haline gelmesi gerektiğini söyledi.
BOYKOT VE YERLİ ÜRETİM ÇAĞRISI
Ekonomik boykot çağrısında bulunan Çiftçi, bireylerin alışveriş tercihleriyle de bir duruş sergileyebileceğini ifade etti. Zulmü desteklediğini düşündükleri markaların boykot edilmesini isteyen Çiftçi, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Boykot elimizdeki en sessiz ama en etkili duruşlardan biridir. Bir yandan zulmü finanse eden ürünlerden uzak dururken diğer yandan kendi üreticimize sahip çıkmalıyız. Her tercihimiz vicdani bir duruşun göstergesidir." diye konuştu.
Haber/Hatice GEZMİŞ